BURDUR KENT KONSEYİ ENGELLİLER MECLİSİ “3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER FARKINDALIK GÜNÜ”NDE EMPATİ ETKİNLİĞİ DÜZENLEDİ.

Burdur Kent Konseyi Engelliler Meclisi tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında ‘farkındalık-empati’ etkinliği düzenlendi.

Burdur Belediyesi konferans ve sergi merkezinde düzenlenen etkinliğe Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara, Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Süleyman Arslan, Vali Yardımcısı Ahmet Mailoğlu, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Jandarma Komutanı Mustafa Güder, Burdur Kent Konseyi Başkanı Orhan Akın, Burdur Kent Konseyi Engelliler Meclis Başkanı Eylem Tuncel, Burdur Belediye Başkanı’nın eşi Hülya Ercengiz, bazı kurum müdürleri, STK temsilcileri, bazı Siyasi Parti İl Başkanları, polis ekipleri, aileler ve öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlik özel çocukların şiir okuması ve işaret diliyle şarkı söylemesi ile devam etti.

Programda sırasıyla Burdur Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Eylem Tuncel, Burdur Kent Konseyi Başkanı Orhan Akın, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz (il dışında olduğu için telekonferans yoluyla katılımcılara seslendi) Vali Yardımcısı Ahmet Mailoğlu katılımcılara konuşma yaptı.

“Özel çocuklarımıza yardımcı olmak, toplumla bütünleştirmek istiyorsak empati yapmalıyız”

Burdur Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Eylem Tuncel; “Hepinizin bildiği gibi yıl içerisinde pek çok gün, hafta, etkinlik kutlamaları var. İşte o güzel günlerden biri de 3 Aralık Engelliler Günü. Engellilerin ve ailelerinin yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve çözümlerde bulunmak için 3 Aralık Engelliler Günü’nü bir fırsat olarak görüyoruz. Burdur Kent Konseyi ve Engelliler Meclisi bu güzel günde daha farklı bir bakış açısıyla bu etkinliği düzenliyoruz. Farkındalık empati etkinliğimiz engellere vurgu yaparak engellilere ve ailelerinin yaşadıklarını, karşılaştıkları sorunları anlamamızı amaçlıyor. Özel çocuklarımıza yardımcı olmak, toplumla bütünleştirmek istiyorsak öncelikle bizlerin, hepimizin empati yapması ve onların yerine kendimizi koymamız gerekiyor. Bu fikir ve düşünceden yola çıkarak bu proje için etkinliğimizi empati parkurlarını hazırladık. Empati yaptığımız da yani eş duyum, duygudaşlık, hareket ettiğimizde onların dünyasında neler yaşadıklarını daha iyi anlayarak içselleştireceğiz. Aslında günümüz modern dünyasında değerlerin bu denli aşındığı ortamlarda toplum olarak sadece engelliler, dezavantajlı gruplar için değil hepimiz için toplumun tümü için empatiye o kadar çok ihtiyacımız var ki… Birbirimizi anlamak, sevgi bağlarımızı güçlendirmek için işte biz bugün burada empati parkurlarında özel insanları anlamaya çalışacağız. Bu empatinin gerek günlük bireysel yaşamımızda gerek toplum hayatında yaygınlaşmasını temenni ediyor, etkinliğimize destek veren, güç katan tüm kuruluşlara, görev alan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” dedi.

“Tamamen gönüllülük esasına göre çalışıyoruz”

Burdur Kent Konseyi Başkanı Orhan Akın; “Burdur Kent Konseyi olarak inşallah bu gönüller diyarı insanlarımızın yaşadığı şehre gönüllü insanlar olarak daha yaşanılabilir bir kent, daha gelişmiş, sürdürülebilir gelişmişliği daha ileriye götürebilecek bir şehir ortaya koyma adına bizlerde dahil 12 tane çalışma grubumuzla ve 4 tane meclisimizle inşallah Burdur’umuzun değerlerini ortaya çıkarma adına bir gayret içerisindeyiz. Bu değerler kültürel değerlerimiz. Turizm’den tutun Burdur’un manevi mimarlarından, ilimizdeki yetişmiş olan bütün insan kaynaklarımızın tecrübelerini bu şehre katkı adına bir Kent Konseyi başkanlığı yapıyoruz. Burada her şey gönüllülük esasına dayalı. Resmi anlayışın ötesinde, kimse ne bir ücret alıyor ne maaş alıyor, tamamen gönüllülük esasına göre çalışıyoruz. Çünkü biz bu şehirde yaşıyoruz. Ezan dinmesin, bayrak inmesin diye nasıl vatan için birçok insan canını ortaya koyabiliyorsa bizde bu şehirde yaşayan insanlar olarak bu şehre ne katabiliriz, bu şehre ne verebiliriz, sayın belediye başkanımızda bütün çalışmalarımıza sonsuz destek veriyor. Biraz siyasi anlayışın dışında bakmak lazım. Kent Konseyi’ni de böyle değerlendirdiğiniz için bütün kurum müdürlerimize, amirlerimize sonsuz teşekkür ediyorum. Asla bir siyasi çalışmanın içerisinde değiliz. Herkesin siyasi görüşü var. Onları bir kenara bırakarak Kent Konseyi’ne giriyorlar ve çalışmalar yapıyorlar. İnşallah bundan sonraki süre içerisinde bu tür çalışmalara sizlerde şahit olacaksınız. ‘Bende bu şehirde şu fikirle varım’ diyen kim varsa Kent Konseyimizin kapıları açıktır, üyeliklerini yapabilirler.” diye konuştu.

“Sakatlık engel değildir, yeter ki fırsat verilsin. İnşallah fırsat verilecektir”

Burdur Vali Yardımcısı Ahmet Mailoğlu ise şunları kaydetti; “Daha dün ayakta olan dimdik bir insan, herhangi birimiz maalesef geçirdiği trafik kazası sonucu hemen karşı tarafa geçip engelli sınıfına girebiliyor. Onun için yarınımızın ne olacağı belli değil. Dolayısıyla bugünkü halimize sevinerek engellilerimizi ihmal etme gibi bir lüksümüzün olmadığını, ilk konuşmacı arkadaşımızın belirttiği gibi sürekli empati içinde onlarla olmamız gerektiğini ve bu engelleri kaldırmak üzere de özellikle belediyemize şehirciliğinden dolayı, özellikle müteahhitlerimize yaptığı binalardan dolayı çok büyük görevler düştüğünü bir kez daha hatırlatmak isterim. Tarihi sürece baktığımız zaman özellikle doğuştan gelen engelliler ile ilgili olarak aileler maalesef çok üzgün olsa gerek ki çoğu zaman engelli çocuklarını toplumdan kaçırırlar, saklarlardı, temas ettirmezlerdi, utanırlardı onlardan. Aynı zamanda bakma güçlükleri vardı. Ekonomik olarak, sosyal olarak sıkıntıları vardı. Fakat devletimizin geldiği yer hiç azımsanamayacak, çok özel bir noktaya geldi. Sosyal hukuk devleti gereği olarak son derece yüksek masraflarda bulunmayı göze alarak, uygulayarak engellilerimizin eğitiminden sosyal hayata katkısına kadar, yatakta bakımından iş bulmasına kadar pek çok alanda muazzam pozitif ayrımcılık yapmıştır. Düşünün bir zamanlar doğuran annesi utanıyordu. O günlerden bugüne gelmemiz hiç azımsanamaz.  Toplumumuz her geçen gün yüksek duyarlılıkla yaklaşıyor. İnşallah çok daha iyi yerlere gideceğiz ama engellileri topluma kazanmak baş tacı fakat daha yeni engellilerin çıkmasını önlemeye yönelik tedbirleri almakta en temel görevimiz. Bunlardan biri trafik kazasıysa öbürü de akraba evliliklerine fırsat vermemektir. Onun için daha duyarlı bir toplum yapısına ulaşmaya gayret etmek zorundayız. 80’li yılların bir sloganıyla sözlerimi bitirmek istiyorum. Sakatlık engel değildir, yeter ki fırsat verilsin. İnşallah fırsat verilecektir.”

Konuşmaların ardından protokol üyeleri farkındalık ve empati parkurunu inceleyerek empati yaptı.

Program özel çocuklar için hazırlanan müzik eğlencesi ile sona erdi.